Haftanın bir saatini yalnızca kendinize ayırdığınızı düşünün. O saatte kimseye yetişmek zorunda değilsiniz, kimseyi kırmamak için kelimelerinizi tartmıyorsunuz; karşınızda sizi dikkatle dinleyen, sorular soran ve fark etmediğiniz bağlantıları görmenize yardım eden biri var. Bireysel terapi tam olarak budur. Ama yalnızca rahatlatıcı bir sohbet değildir: Bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş yöntemlerle, sizi zorlayan düşünce, duygu ve davranış kalıplarını anlamaya ve değiştirmeye odaklanan yapılandırılmış bir süreçtir.
Kimler için uygun?
- Haftalardır süren mutsuzluk, isteksizlik ve yorgunluk yaşayanlar
- Kontrol edemediği endişelerle uğraşanlar
- Bir ayrılık, kayıp ya da büyük bir değişimin ardından toparlanamayanlar
- İlişkilerinde benzer sorunları tekrar tekrar yaşayanlar
- Kendine karşı çok eleştirel olan, kendini yetersiz hisseden kişiler
- Öfkesini yönetmekte zorlananlar
- İş ve özel hayat arasında tükenmişlik hissedenler
- Hayatında bir yön arayışında olanlar ya da kendini daha iyi tanımak isteyenler
Hangi durumlarda önce başka bir adım gerekir?
Bazı durumlarda terapiye başlamadan önce ya da terapiyle birlikte başka bir desteğe ihtiyaç vardır. Ağır depresyon belirtileri, uzun süredir uyuyamama, gerçeklikle bağın zayıfladığı deneyimler, yoğun alkol veya madde kullanımı ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa bir psikiyatri değerlendirmesi önerilir. Bu, terapinin yapılamayacağı anlamına gelmez; iki destek birlikte yürütülür.

Dakika dakika bir seans
- İlk beş dakika: Haftanın nasıl geçtiğine kısaca bakılır; aklınızda kalan bir an, bir duygu ya da bir olay paylaşılır.
- Beşinci ile onuncu dakika: O günün gündemi birlikte belirlenir. Bazen önceden planlanan bir konu, bazen haftanın getirdiği yeni bir mesele seçilir.
- Onuncu ile kırkıncı dakika: Seansın ana bölümü. Bir duyguyu anlamak, bir anıyı konuşmak, bir düşünceyi sınamak ya da yeni bir beceriyi denemek bu bölümde yapılır.
- Son on dakika: Bugün neyin önemli olduğu birlikte toparlanır; isterseniz bir sonraki görüşmeye kadar gözlemleyeceğiniz ya da deneyeceğiniz minik bir ödev seçilir.
Her seans böyle düzenli ilerlemek zorunda değildir; zor bir haftada yalnızca dinlenmeye ihtiyaç duyduğunuz da olur.
Terapistle uyum neden önemli?
Araştırmalar, terapinin sonucunu en çok etkileyen şeylerden birinin terapistle kurulan güven ilişkisi olduğunu gösteriyor. İlk üç dört görüşmenin sonunda kendinize şunu sorun: "Burada içimden geldiği gibi konuşabiliyor muyum?" Cevap çoğunlukla evetse doğru yoldasınız. Merak ettiklerinizi sormak da serbest: Terapistin nasıl çalıştığını, neden belirli bir yöntemi önerdiğini öğrenmek sizin hakkınızdır. Uyum oluşmazsa bunu açıkça konuşmak ve gerekirse başka bir terapiste geçmek de sürecin doğal bir parçasıdır.
Hangi yöntemler kullanılır?
Bireysel terapi tek bir teknikten ibaret değildir. Düşünce ve davranış kalıplarıyla çalışan bilişsel davranışçı yaklaşım, çocukluktan gelen ve bugün tekrar eden örüntülere odaklanan şema terapi, zor duygulara yer açıp değerlerinize doğru ilerlemeyi destekleyen kabul ve kararlılık terapisi, geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkilere yansımasını inceleyen psikodinamik yaklaşım ve takılı kalmış anılar için EMDR, terapistin ihtiyacınıza göre seçebileceği yollar arasındadır. Hangi yöntemle başlanacağı ilk görüşmelerden sonra birlikte kararlaştırılır.
İlk seansa nasıl hazırlanmalı?
Özel bir hazırlık gerekmez; yine de birkaç küçük adım işinize yarar. Sizi terapiye getiren konuyu ve bunun ne zamandır sürdüğünü düşünmek, terapiden ne beklediğinizi bir iki cümleyle not etmek ve sormak istediğiniz soruları yanınıza almak ilk görüşmeyi daha verimli kılar. Çevrim içi görüşecekseniz sessiz bir oda, kulaklık ve sağlam bir internet bağlantısı yeterlidir.
Seans ücretini etkileyenler
- Seansın süresi; standart görüşmeler genellikle elli dakikadır
- Terapistin unvanı ve deneyimi; psikolog, uzman psikolog ve uzman klinik psikolog arasında fark olabilir
- Kullanılan yöntem ve bu yöntem için alınmış ek eğitimler
- Görüşmenin yüz yüze ya da çevrim içi yapılması
Güncel ücreti ilk telefon görüşmesinde açıkça paylaşıyoruz; sürpriz bir ek ücretle karşılaşmazsınız.
Ne zaman sonuç alırım?
Pek çok kişi ilk birkaç seansın ardından, konuşmanın bile bir hafifleme getirdiğini fark eder. Belirli bir konuya odaklanan çalışmalarda belirgin değişim genellikle birkaç ay içinde görülür; uzun süredir tekrarlayan kalıplarla çalışmak daha fazla zaman ister. İyileşme düz bir çizgi değildir; bazı haftalar ileri, bazıları geri gidiyormuş gibi gelebilir. Bu, sürecin bir parçasıdır. Zor bir haftanın ardından gelen seans, çoğu zaman en verimli seanslardan biri olur.
Terapinin bitişi
Hedeflere büyük ölçüde ulaşıldığında terapinin sonu birlikte planlanır. Görüşmeler önce on beş günde bire, sonra ayda bire seyrekleşir; bu aralıklar, terapide kazandığınız becerileri gündelik hayatta tek başınıza deneme fırsatıdır. Son seansa geldiğinizde veda, sürpriz bir ayrılık değil, birlikte hazırlanılmış bir mezuniyet gibidir. İleride ihtiyaç duyarsanız yeniden birkaç görüşme planlamak her zaman mümkündür; kapı açık kalır.
Sık sorulanlar
Terapide anlattıklarım gizli kalır mı?
Evet. Seans odasında söylenenler orada kalır; bu kuralı yalnızca can güvenliğini ilgilendiren bir tehlike esnetebilir.
Haftada bir seans şart mı?
İlk aylarda haftalık ritim, konuların sıcaklığını kaybetmeden ilerlemeyi sağlar; işler yoluna girdikçe görüşmeleri seyreltiyoruz.
Terapiye başladığımı ailem ya da iş yerim öğrenir mi?
Hayır. Yetişkin danışanların başvurusu ve görüşmeleri gizlidir; kimseye bilgi verilmez.
Ne anlatacağımı bilmiyorsam?
Sorun değil. İlk sorularla birlikte konuşma kendiliğinden açılır; sessiz kaldığınız anlar da terapinin bir parçasıdır.









